idari para cezasına karşı sulh ceza mahkemesine itiraz


                                                ……………… SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE


İDARİ CEZAYA
İTİRAZ EDEN :

İTİRAZ EDİLEN
İDARİ CEZA :……..Belediyesi Encümeninin 01.07.2002 tarihli İmar Yasasının 42/1 maddesine                                                   ilişkin olarak 5.000.000.000-TL para cezasının tahsil edilmesine ve yıkım                                                   masraflarının % 25 fazlasıyla tahsiline dair kararı.

KARAR TARİHİ :01.07.2002

TEBLİĞ TARİHİ :15.07.2002

KONUSU :Yukarıda tarih ve sayısı gösterilen idari ceza kararının duruşmalı inceleme ile
itirazen incelenerek  kaldırılması talebimiz hakkındadır.
                                               
İ Z A H      V E      İ S T E K :

………Belediyesi Encümeni tarafından ekte sureti sunulan karar ile hakkımda; Ömer-Osman Yurdakul'a ait, imar planının 29 L 2 C paftasında yer alan yapıda ruhsat alınmadan 4. kat ve teras katı çıkıldığı  gerekçesiyle 5.000.000.000-TL para cezası ve yıkım masraflarının % 25 fazlasıyla tahsili kararı verilmiştir.Verilen kararı mesnetsiz ve haksız bulduğumdan 3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesi uyarınca yasal süresi içinde itiraz etmek zaruretim hasıl olmuştur. Zira;
1)3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesi uyarınca ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapılar için verilecek cezanın alt haddi 600.000.000-TL'dır. Bu durumda alt hadden uzaklaşılarak adeta teşdiden para cezası tesis edilmiştir. Oysa idare kendisine tanınan alt ve üst sınırları belirlenmiş alanda taktir yetkisini kullanırken tabanın üzerinde karar vermesi durumunda bu kararın nedenini belirtmesi gerekir.Aynı doğrultuda Danıştay 6.D.19.12.1973 gün,E.1973/2270,K.1973/5052 sayılı kararında “500 liradan 5000 liraya kadar para cezasının verilebileceği belirtilmiş olup dava konusu belediye encümeni kararında ise gerekçe gösterilmeden cezanın azami miktarının tatbik edilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.Verilen ceza bu yönüyle fahiştir ve hukuken himaye edilme niteliğine haiz bulunmamaktadır.
2)İptali istenilen encümen kararında da açıkça belirtildiği üzere sözü edilen arsanın belediye görevlilerince mühürlenerek inşaatın durdurulduğu tarihte Tapu Sicilinde malik olan kişiler ……….. isimli şahıslardır. İnşaatın mühürlendiği tarihte tapu sicilinde malik olan kişilere ceza verileceği yerde inşaatın tatil edildiği 6.6.2002 tarihinden sonra 1.7.2002 tarihinde burayı tapuda alan şahsıma imar mevzuatına aykırılık sebebiyle para cezası verilmesi usul ve yasaya açık aykırılık teşkil etmektedir. İmar mevzuatına aykırılık gerekçesiyle 3194 sayılı yasanın 42. maddesinde tanımlanan “Yapı sahibi” olarak şahsım nitelendirilmek suretiyle hakkımda ceza tesis edilmesinde isabet bulunmamaktadır. Belediye ile tapu maliki arasındaki imar yasasından kaynaklanan uyuşmazlığın tarafı olmadığım ve bu uyuşmazlıktan sonra taşınmazı iktisab ettiğim gözetildiğinde yapılan hukuk dışı uygulama daha iyi anlaşılmaktadır.Ekte sunulan yapı durdurma zaptında dahi yapı sahibi olarak …………….. gösterilmiş olduğu halde sonradan yapı sahibi olarak şahsımın kabul edilmesi ve para cezası ile tecziyesi usul ve yasaya aykırıdır.
3)3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesinde maddede düzenlenen aykırılık hallerinde yapı sahibi ile müteahhide aynı cezanın verileceği,fenni mesul'e ise yapı sahibine verilen cezanın 1/5 inin verileceği öngörülmüştür. Bu durumda yapı sahibi sıfatıyla şahsıma 5.000.000.000-TL ceza verilmesine karşın müteahhide sırf 1.000.000.000-TL ceza verilmesi İmar mevzuatını bilmeyen ve subjektif saiklerle hareket eden belediyece fenni mesul ile müteahhit arasındaki farkın dahi bilinmediğini göstermiştir.
4)Hakkında 1.000.000.000-TL idari para cezası verilen meçhul müteahhitin açık kimliği Encümen kararı içeriğinden anlaşılamamaktadır.Bu haliyle verilen kararın müteahhit bakımından infaz kabiliyeti olmadığı gibi var olduğu iddia edilen müteahhitin de itiraz hakkını kullanması belirtilen sebeple fiilen engellenmiştir. Kaldı ki sözü edilen yapının müteahhiti de bulunmamaktadır.
5)Encümen kararında yıkımla ilgili de düzenleme yapılmış olup yıkım  ilgililerce bir hafta içinde yapılmadığı taktirde belediyece yapılacak yıkım masrafının % 25 fazlasıyla ilgililerden tahsil edileceği de belirtilmektedir. % 25 oranında fazlasıyla tahsiline dair karar da ayrıca ceza mahiyetinde bulunmaktadır. Oysa 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde mevzuata aykırılık hallerinde yıkım yapıldığında ilgililerden sırf yıkım masraflarının alınacağı amir olarak düzenlenmiştir. Anılan yasanın 40. maddesinden esinlenerek kanunun açık ve amir hükmünün tahrif edici ve genişletici ,mesnetsiz yorumlarla subjektif anlayışla farklı şekilde uygulanmaya çalışılmasında da isabet bulunmaktadır. Belirtilen gerekçe ile yıkım masrafının % 25 fazlasıyla tahsiline dair hüküm de idari ceza mahiyetinde bulunduğundan bu ibarenin de iptalini talep etmekteyim.
Sonuç olarak yukarıda arz ve izah ettiğim sebepler ve re'sen nazara alınacak sebepler karşısında hakkımda verilen idari ceza kararının itirazen duruşmalı olarak incelenerek iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 16.07.2002

EKİ:İdari ceza kararı sureti                                                              İdari Ceza kararına itiraz eden  
 Yapı Durdurma zaptı sureti                                                               …………………..