yürütmeyi durdurma ve iptal dava dilekçesi


. İLGİLİ DAVA DAİRESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA

(YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİ VARDIR)

DAVACI :

DAVACI VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA KONUSU : Üniversitelerarası Kurulun Tarih ve Sayısı Belli olmayan ancak Ankara Üniversitesi Rektörlüğünün …./…/…… Tarih ve ……… sayılı yazısıyla bildirilen Kararının Yürütülmesinin Durdurulması ve İptali İsteminden ibarettir.

TEBELLÜĞ TARİHİ :

OLAYLAR :
1. ……………………. Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde Yard. Doç. Dr. olarak çalışmaktayım. Başvuru süresi 30 Haziran 2001 tarihinde sona erecek olan Doçentlik Sınavı başvurusu için tüm hazırlıklarımı tamamlamış iken Üniversitelerarası Kurulunun Doçentlik Temel alanları ve Doçentlik Başvuru Koşullarına İlişkin olarak Haziran ayının ikinci haftasında almış olduğu tarih ve sayısı bildirilmeyen kararı söz konusu başvurumu engellemektedir. Üniversitelerarası Kurulunun Doçentlik Temel alanları ve Doçentlik Başvuru Koşullarına İlişkin olarak almış olduğu tarih ve sayısı bildirilmeyen kararı, aşağıda belirtmiş olduğumuz hususlardan dolayı hukukun temel ilkeleri ve İdare Hukukuna hakim olan temel esaslara aykırı olduğundan yürütülmesinin durdurularak iptaline karar verilmesi gerekir.
2. Öncelikle, Alınan Karar İYUK m. 27'de Belirtilen Şartları Taşıdığından Yürütülmesinin Durdurulması Gerekir. Aşağıda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, Üniversitelerarası Kurulunun Doçentlik Temel alanları ve Doçentlik Başvuru Koşullarına İlişkin olarak aldığı karar açıkça hukuka aykırıdır ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğmasına neden olacaktır. Bu nedenle yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.
3. Üniversitelerarası Kurulun Almış Olduğu Karar İdari İşlemlerin Tabi Olduğu Şekil Şartına Aykırı Olduğundan Yürütülmesinin Durdurulması ile İptaline Karar Verilmesi Gerekir. …/…/…… tarih ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, tanımlar başlığını taşıyan 3. maddesinin "m" bendinde öğretim üyelerini, Yükseköğretim Kurumlarında görevli profesör, doçent ve yardımcı doçentler olarak belirledikten sonra aynı bendin 2. alt bendinde de "Doçent" kavramını  "doçentlik sınavını başarmış akademik ünvana sahip kişi" şeklinde ifade etmiştir.  Yine yukarıda anılan 2547 sayılı Kanunun 24. maddesinde de akademisyenlerin doçent ünvanı alabilmeleri için başarmaları gerekli olan "Doçentlik Sınavı"na ilişkin ilke ve esaslar belirlenmiş bulunmaktadır. Kanun koyucu, Doçentlik unvanının akademisyenlik ve öğretim üyeliğinde taşıdığı önemden dolayı, anılan Kanunun 65. maddesinde kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemlerine ilişkin genel ilkelerle sınava ilişkin esas ve şartların ayrıntılı olarak Yönetmelikle düzenlenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu itibarla Üniversitelerarası Kurulun kanunun açık hükmü karşısında yönetmelikle düzenlenmesi gereken bir düzenleyici işlemi, İlke kararlar şeklinde yayınlayarak yürürlüğe koyması şekil şartına aykırılık teşkil ettiğinden yürütülmesinin durdurularak iptaline karar verilmesi gerekir. 2547 sayılı Kanunun 65. maddesine istinaden …/…/…… tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Doçentlik Sınav Yönetmeliği ise, "Üniversitelerarası Kurul Tarafından Düzenlenen Doçentlik Sınavının Usul ve Esaslarını Belirlemek" amacı ile çıkarılmıştır. Doçentlik Sınav Yönetmeliğinde Doçentlik sınavı, başvuru tarihleri de dahil olmak üzere en ince ayrıntılarına kadar düzenlenmiş ve adaylarda aranacak başvuru şartlarıyla, sınavın yapılışında izlenecek bütün ilke ve kurallar tespit edilmiş bulunmaktadır. 2547 sayılı kanunda, doçentlik sınavının Üniversitelerarası Kurul tarafından yılda bir defa açılacağı düzenlenmiş ve yine Doçentlik Sınav Yönetmeliğinde de 2001 yılı Doçentlik Sınavı başvurularının en geç …/…/….. tarihine kadar yapılması gerektiği, emredici bir düzenleme ile hükme bağlanmıştır. Kanun ve Yönetmeliğin açıkça getirmiş olduğu sınav başvuru süresinin …../…/……. tarihinde dolacağına ilişkin emredici hükümlerine rağmen, Üniversitelerarası Kurul, söz konusu başvuru sürelerini doçentlik sınavına başvuru ilke ve koşullarını yeniden belirleyeceği gerekçesiyle önce …../…./….. tarihine, daha sonra da …./…./………. tarihine kadar uzattığını ilan etmiştir. Ancak Kurul, başvuru sürelerini uzatmasına rağmen doçentlik başvurusuna ilişkin olarak getirmeyi planladığı yeni ilke ve kurallar hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadığı gibi, konuyla ilgili olarak Doçent adaylarını da bilgilendirmemiştir.
4. Üniversitelerarası Kurulun Almış Olduğu Söz Konusu Karar ve Yapmış Olduğu Düzenleyici İşlem, Doçent Adaylarının İdari Müktesep Haklarını İhlal Edici Nitelikte Olduğundan Yürütülmesinin Durdurularak İptal Edilmesi Gerekir Yukarıda da belirtildiği üzere, Kurul Doçentlik Sınavlarına son başvuru tarihi olarak önce …./…./…… tarihini belirlemiş, daha sonra bu tarihi 30 Nisana uzatmış ve nihayet son başvuru tarihini …../…/……. tarihine uzattığını açıklamış ve de Doçent adaylarının kalan iki haftalık süre içerisinde hem maddi hem de hukuki olarak yerine getirmeleri mümkün olmayacak şartlar ve ilkeleri ise haziran ayının ikinci haftasında ilan etmiştir. Doçent adaylarının haziran ayının ilk haftasında belirlenen söz konusu şartlar ve ilkeleri Doçentlik Sınavına son başvuru tarihi olan …./…/……. tarihine kadar yerine getirmeleri imkansızdır. Bu durum, doçentlik sınavına başvuru için bekleyen doçent adaylarının söz konusu başvurularını yapamayacağı anlamına geldiği gibi, telafisi güç ve de imkansız olan zararların doğmasına yol açmaktadır. Üniversitelerarası Kurul, Haziran ayının ikinci haftasında belirlemiş olduğu Doçentlik Sınavı Başvuru İlke ve Şartları ile o güne kadar gündemde dahi olmayan SSCI kapsamında yer alan dergilerde makale yayınlama şartı getirerek bu şartı taşımayan adayların Doçentlik Sınavına başvuruda bulunamayacakları kuralını koymuştur. Doçentlik başvuru süresinin 30 Haziranda sona erdiği ve Türkiye'de de SSCI kapsamında yer alan dergilerin yayınlanmadığı düşünüldüğünde SSCI kapsamında yer alan dergilerde kalan 15 günlük süre içerisinde makale yayınlamak olanaksızdır. Zira, anılan dergilerde makale yayınlamak normal şartlarda minimum olarak 1 yada 1,5 yıl arasında değişen bir süreyi gerektirmektedir. Üniversiteler arası Kurulun başvuru süresinin sona ermesine iki haftadan daha kısa bir sürenin kaldığı bir dönemde açıklayarak uygulamaya koyduğu iş bu ilke ve şartlar, Doçent adaylarının sahip olduklarını müktesep haklarının ihlali niteliğindedir. Çünkü, daha önceki dönemlerde geçerli olan doçentliğe başvuru şartlarını (Doçentlik Dil Sınavı ve Doçentlik için gerekli olan akademik bilimsel çalışmalar da dahil olmak üzere) yerine getirmiş ve Kurulun belirleyeceği şartları bekleyen adaylar, sahip oldukları başvuru haklarını kullanamamaktadırlar. Diğer taraftan Hukuk Devleti ve Türk İdare Hukuku sitemine hakim olan ilkelerden biride, idari makamların alacakları kararlarla uygulamaya koyacakları düzenleyici işlemlerde ilgililerin tabi olacakları hukuki statüyü önceden ilgililere bildirme ilkesidir. Bu nedenle idari makamlar, ilgililerin hukuki statülerini belirleyecek kararlar alırlarken hukuksal öngürlebilirlik çerçevesi içerisinde hareket etmelidirler. İdari makamlar uygulamaya koyacakları ve söz konusu kararlardan etkilenecek kişilerin sahip oldukları haklar bakımından değişiklik zamanına kadar tabi oldukları kurallar gereği gerçekleştirmiş oldukları çalışmalar ve etkinliklerin tamamen boşa gitmesine yol açacak kararlar alarak düzenleyici tasarruflarda bulunması İdare Hukukunun Genel Esasları ve Hukuk Devletinin gerekleri ile bağdaşmamaktadır. İdarenin söz konusu düzenleyici tasarruflarda bulunarak, ilgili kararları alması eski kurallara tabi kişilerin yeni konuma uyumu için kendilerine geçiş hükümleri uygulanarak gerekli olan uyum zamanının tanınması şartıyla gerçekleştirilebilir. Nitekim, Yüce Danıştay'ın benzer olaylardaki tutumu da bu yöndedir. (8.D. E. 1989/498, K. 1991/588).
5. Üniversitelerarası Kurulun Almış Olduğu Söz Konusu Karar ve Uygulamaya Koyduğu Düzenleyici İşlem, Hukuk Devletinin Bir Zorunluluğu ve Anayasal Sistemimizin Temeli Olan Eşitlik İlkesine Aykırıdır. Üniversiteler arası Kurul, Doçentlik Sınavı başvuru şartları ve Başvuru Temel alanlarını belirlerken, Akademik olarak aynı statüye sahip olan Doçent adayları arasında eşitlik ilkesine aykırı uygulamalar kabul etmiş bulunmaktadır. Kurul, Doçentlik başvuru temel alanlarını belirlerken her alan için farklı farklı uygulamalara gitmiştir. Genel olarak tüm temel alanlar için getirilmesi öngörülen SSCI veya SCI-Expanded kapsamındaki dergilerde makale yayınlama zorunluluğunu bir kısım temel alanlarda 2001 yılı başvurularında kesin başvuru şartı olarak kabul ederken diğer bazı temel alanlarda  2001 yılı başvurularında böyle bir şartı aramamış ve hatta bir kısım temel alanlara SSCI veya SCI-Expanded kapsamındaki dergilerde makale yayınlama zorunluluğu dahi getirmemiştir. Ekte verilen Üniversitelerarası Kurulun belirlemiş olduğu doçentlik temel alanları ve ilgili şartlara ilişkin tablodan da görüleceği üzere; Koşul No 31 olarak gösterilen ve Tablo 3 de verilen Filoloji Temel Alanlarında getirilen SSCI ile AHCI kapsamındaki dergilerde makale yayınlama zorunluluğuna ilişkin şart ile özgün bir eser yayınlama şartı 2001 yılı başvurularında aranmayacaktır kuralı getirilerek Anayasanın temel ilkelerinden olan Eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmiştir. Aynı şekilde Koşul No 61 olarak gösterilen ve Tablo 6 da verilen İlahiyat Temel Alanlarında ve  Koşul No 51 olarak gösterilen ve Tablo 5 de verilen Hukuk Temel Alanlarında SSCI, SCI-Expanded ve AHCI kapsamındaki dergilerde makale yayınlama şartı dahi getirilmediği gibi,  Özgün bir bilimsel kitap yayınlamış olma şartı ile ulusal veya uluslar arası hakemli dergilerde makale yayınlama şartı bile 2001 yılı Doçentlik başvurularında aranmayacağı kuralı getirilmek suretiyle Doçentlik başvurusunda bulunacak adaylar için bir geçiş dönemi öngörülmüştür. Bu geçiş dönemi uygulamasının Ziraat ve Ormancılık Temel Alanları da dahil olmak üzere tüm alanlar için de geçerli olması gerekir. Üniversitelerarası Kurulun söz konusu geçiş dönemi uygulamasını tüm Doçentlik temel alanları için uygulamaya koyması gerekirken yalnızca bir kısım alanlar için getirmiş olması, ortaya koyduğu uygulamanın çifte standartlı ve İdari işlem ve eylemlerde mutlaka göz önünde bulundurulması gereken  Eşitlik ilkesine aykırı hareket etmiş olduğunu ortaya koymaktadır.
6. Kurul tarafından ilan edilen Doçentlik Temel alanları ve Başvuru şartlarına ilişkin tablolar incelendiğinde, Üniversitelerarası Kurulun uygulamaya koyduğu Doçentlik Başvurusuna ilişkin ilkelerin gerek genel hukukun temel esaslarına ve İdare Hukukuna hakim olan temel ilkelere aykırı olduğu, gerekse doçent adayları arasında eşitlik ilkesinin göz önünde tutulmayarak Anayasal temel kuralların ihlal edildiği görülecektir. Söz konusu ilke ve şartların açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanmasının da telafisi güç veya imkansız zararların doğmasına neden olacağından iş bu davanın açılarak yürütmenin durdurulması talebinde bulunma zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : 2575 Sayılı Danıştay Kanunu, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu ve İlgili Sair Mevzuat

SUBUT DELİLLER : Üniversitelerarası Kurulun Doçentlik Başvuru Şartları ve Doçentlik Temel Alanlarına İlişkin Almış Olduğu İlke Kararlar, 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, Doçentlik Sınav Yönetmeliği ve Gerektiğinde Her Türlü Deliller.

SONUÇ ve TALEP : Yukarıdan beri arz ve izah etmeye çalıştığımız hususlardan dolayı, Genel Hukuk Esaslarına ve İdare Hukukuna Hakim Olan Temel İlkelere aykırı olarak Üniversitelerarası Kurul tarafından Doçentlik Başvuru İlkeleri ile Doçentlik Temel Alanları konusunda alınan kararın "yürütülmesinin durdurulması ile iptaline", yargılama masraflarının da davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim

……/……/……
Davacı Vekili